Image Hosted by ImageShack.us
Shot at 2007-07-30
BANNERİMİZİ EKLER MİSİNİZ LÜTFEN?


Create Your Glitter Text

...ARKADAŞLAR... BU SİTEYE YAKLAŞIK 5 ay ÖNCE BAŞLADIM AMA DİĞER SİTEM YÜZÜNDEN PEK İLGİLENEMEDİM . ARTIK İKİ KİŞİYİZ . PINAR VE BEN YÜRÜTECEĞİZ BU SİTEYİ . ÇOK GÜZEL BİR SİTE OLACAK. LÜTFEN YORUM YAZIN.

bilgiler - BEYZA AND HEPSİ - Blogcu



BEYZA AND HEPSİ

Tanım

GRUP HEPSİ


Bağlantılarım

* Ana Sayfa
* Profilim
* Arşiv
* Arkadaşlarım

Kategoriler


elime gçn kısa bir bilgi dha

Tam 13senelik arkadaşlar
AKM ÇOCUK BALESİNDEYDİK.ORADA HEPİMİZ BALE YAPMAYA GELMİŞ AYRI AYRI TİPLERKEN ARKADAŞ OLDUK.7-8 SENELİK AKM SÜRECİMİZ OLDU.BU SIRADA ORTAOKUL BAŞLADI,ORTAOKUL VE LİSEDE HEPİMİZ AYNI OKULA GİTTİK.BÖYLECE O GÜN BUGÜNDÜR AYRILMAMIŞ OLDUK.
diyor hepsi kizlari


PEKİ YA TARTIŞIYORLARMI?
yillardir arkadaŞ olduklari için kimin neye,nasil tepki werecegini biliyorlar.ama buna rağmen hepsinin tercihi çok farkli olduğu için ayni şeylerden hoşlanmayabiliyorlar.bu tartişmaya neden olmuyor ama aralarinda fikir ayriliği doğabiliyor.KÜSLÜKLERİ İSE EN FAZLA 15DK.SÜRÜYOR Very Happy

BU ARALAR ORTAK HOBİLERİ İSE ERENIN SAYESİNDE EWDE BOLBOL DVD İZLİOLAR.


Tarih: 02:18, 13/9/2007 Kategori: bilgiler
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

hepsiden tavsiyeler...

Yasemin: Lisede biz Cemre ile beraberdik, bizden nefret ediyordu insanlar. Neden?
Cemre: Çünkü çok yaramazdık. Eren'le Gülçin bizim bir üst sınıfımızdaydılar. Erenler okulda her derse giren, düzgün, çalışkan, derslerde iyi notlar alan kızlardı. Biz Yasemin'le her günümüzü müdürün odasında geçirirdik. İki tane beter böcektik. Ilgın adında bir arkadaşımız daha vardı. Müdür bize "Bermuda Şeytan Üçgeni" ismini takmıştı
Yasemin: Ilgın'a artık herkes "Çılgın" diyordu.
Eren: Kızlara kötü örnek olmayın Ben hiç ceza almadım okulda. Şu anda üniversiteye gidiyorum. Konser, röportajlar, provalar gibi bir sürü işim varken bile yine de okulun en devamlı öğrencilerinden biriyim.
Cemre: Biz de Yasemin'le tabii ki akılsız insanlar değiliz Hiçbir zaman başarısız olmadık, sadece yaramazdık. Ama kızlar, siz yine de Eren gibi olmaya çalışın
Ergenlik döneminizde yaşadığınız en büyük sorun neydi?

Yasemin: Ben diş telleri takmıştım ve bu beni o zamanlar çok üzmüştü. Bana iki ay tel takacaksın demişlerdi. O iki ay, üç sene oldu.
Cemre: O süre ben de Yasemin'le dişçiye gidip geliyordum, benim canıma okuyordu. "Ben oraya gitmem, ben bunu yemem" diye bana günlerce eziyet etti. Tellerinin çıkmasına en çok ben sevindim.
Yasemin: Gelmişlerdi bana gerçekten, çünkü çok eziyetli bir şeydi. Ama sonrasında anlıyorsun değerini. Şimdi iyi ki takmışım diyorum, dişlerim çok düzgün artık çünkü. Cemre: Ilgın diye bir arkadaşımız vardı ve o da gözleri bozuk olduğu ve gözlük takmak zorunda kaldığı için bunalıma girmişti. O üzülmesin diye biz de Yasemin'le birlikte birer gözlük almıştık ve biz de gözlerimiz bozukmuş gibi yapıyorduk. Üçümüz de gözlüklü geziyorduk. Eren: Ben hiç ergenlikle ilgili bir sorun yaşamadım. Ergenlik sivilcelerim de 20-21 yaşımda falan çıkmaya başladı.
Gülçin: Benim de pek sorunum olmadı.

Çok sevdiğiniz bir arkadaşınızla tartıştığınız oldu mu? Böyle bir durumda ne yapıyorsunuz?
Cemre: Oluyor tabii. Bazen kendi aramızda bile tartışıyoruz, ama hemen de geçiyor.
Gülçin: Konuşuyor, hallediyoruz
Eren: Tartışma olmazsa bu normal bir hayat değil bence, çünkü fikir ayrılıkları her zaman olabilir, ki normali budur.

Yakın arkadaşınızla çok ciddi bir kavga ettiniz. Bu durumda ne yapılması gerekiyor sizce?

Cemre: Asla kin tutmamak ve iyi bir dinleyici olmak gerekiyor, ama her şeyden önce arkadaşları her zaman iyi seçmek lazım.
Yasemin: Konuşup onu dinledikten sonra doğru karar vermeli. Hızlı kararlar çoğu zaman pişmanlıkla sonuçlanıyor çünkü.
Eren: Biri hakkında bir şey duyduğunuzda hemen buna inanmamak lazım. Gidip açık ve net bir şekilde bunu o kişiye sormak gerekiyor. Olay dedikodu boyutuna gelirse, tamamen içinden çıkılmaz bir hal alıyor.
Gülçin: Yanlış veya kötü algıladığın bir şeyi de hemen gidip arkadaşınla konuşmalısın ki, her şeyi kökünden çözebilesin. Aksi takdirde işler iyice karışabiliyor.
Cemre: Hiçbir şey için, insan dostum dediği kişiye sırtını çevirmemeli. Çünkü eninde sonunda buna pişman olur. Belki bugün değil, belki yarın da değil, ama bir gün buna pişman olur.
Eren: Yalan söylemek gibi mesela! Asla arkadaşına yalan söylememelisin.

Çok yakın bir arkadaşınızla aynı çocuğa aşık olsanız?

Cemre: Gerçek dostlar böyle aşklar yaşamazlar bence. O yüzden arkadaşını iyi seçmelisin. Hadi, böyle bir şey es kaza oldu diyelim, iki taraf da vazgeçmeli bu sevdadan. Bir daha da bu konuyu açmamalı. Çünkü diğer taraf bu durumu hayatının sonuna kadar unutmayacaktır, "Bak, böyle olmuştu" diyecektir hep.
Eren: Ayrıca o çocuk zaten kaybolup gidecek bir gün yani

Bir öğretmeninize aşık olduğunuz mu hiç?
Eren, Cemre, Gülçin: Haaayyyııır!
Yasemin: Ben okuldayken bale öğretmenimi çok beğenirdim ama Bütün okul hastadır ona zaten. İsmini söylemek istemiyorum, ama çok tatlıdır.

Farz edelim ki bir kız, yakışıklı mı yakışıklı öğretmenine aşık oldu. Ne yapmalı sizce?

Eren: Aşık olmayacak, yapacak bir şey yok çünkü. Cemre: Biraz insanın haddini bilmesi lazım canım.
Yasemin: Bence öyle değil, annelerimiz babalarımız da küçükken öğretmenlerine aşık olmuşlardır. Özellikle babalarımızın böyle durumları olmuştur.
Eren: Ay ben hiç yaşamadım öyle bir şey
Yasemin: Okuldayken o yaşta anlayamazsın ki bunu sen, çünkü o olgunlukta değilsin.
Eren: Ben anlarım. Cemre: Ben de anlarım. Çünkü kime ne gözle bakacağını bilmelisin.
Yasemin: Anlayamazsınız arkadaşlar!
Cemre: Neyse, geçelim bu konuyu Kesin bir karara varamadık biz

Peki, geçelim o zaman. Diyelim ki bir çocuktan hoşlanıyorsunuz, ama ona aşkınızı itiraf edemiyorsunuz! Böyle bir durumda sizce ne yapılmalı?

Cemre: Açık davranmalı; rahat olmak lazım. Eren: Hayır, ben katılmıyorum.
Cemre: Gidip "senden hoşlanıyorum" demekten bahsetmiyorum tabii ki, ama rahat olmak lazım. Çünkü her şey olacağına varıyor.
Eren: Ben açıkçası karşımdakinin yaklaşmasını beklerim.
Gülçin: Eğer o çocuğu çok beğeniyorsam, dünyanın en utangaç insanı olurum. Kıpkırmızı kesilir, çocuğun gözlerine bile bakamam ben. O yüzden bu konuda maalesef tavsiye verebilecek biri değilim.
Eren: En doğrusu ne biliyor musunuz? Bence kaçan kovalanır. Maalesef böyle bir şey var.
Cemre: Evet, kaçan kovalanıyor ve ben bundan nefret ediyorum. İnsanlar birbirine oyun oynuyor! Ne gerek var böyle bir şeylere anlamıyorum.
Eren: Bence çok iyi dost olmalı. Böylece karşındaki çocuk seni fark edebilir.
Yasemin: Nereden anlayacak Eren, çocuk senin ondan hoşlandığını? Belki de sadece arkadaş olmak istediğini sanacak.
Eren: O anlaşılır zaten. Tamam, şöyle toparlayalım konuyu: Kendini karşısındakine çok iyi tanıtmalısın. Onun yakın arkadaşı olmalı, ama aynı zamanda ondan hoşlandığını da birazcık çaktırmalısın. Bence en iyi yöntem bu.

 


Tarih: 02:17, 13/9/2007 Kategori: bilgiler
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

msn adreslerini buldum ama gerçekten onlar mı bilgim yok

eren_bkc_15@hotmail.com cemre_kmr@hotmail.fr.de yasemin_yrk@hotmail.fr.de




Tarih: 02:16, 13/9/2007 Kategori: bilgiler
Yorum (2) | Yorum yaz | Bağlantı

lakapları...

grup hepsinin lakapları
Dört şirin kızın lakapları şöyle:


Eren: Uykucu... Uykuyu çok seven Eren yüzünden grup elemanları konserlere hep ucu ucuna yetişmekten şikayetçi...


Cemre: İnatçı... Keçi kadar inatçı Cemre haksız olduğu konuda bile haklı olma çabasına girince diğer arkadaşlarını kızdırıyormuş!..


Gülçin: Tosbağa... Oldukça unutkan ve yavaş olduğu için bu lakabı alan Gülçin her kaldığı yerde bir eşyasını mutlaka unutuyormuş!..


Yasemin: Arabacı... Yasemin'in en büyük merakı arabalar... Yemeyip içmeyip araba dergileri satın alıyor, arabadan hiç anlamayan arkadaşlarına arabalarla ilgili şeyler anlatarak kafa patlatıyormuş!...
 


Tarih: 02:15, 13/9/2007 Kategori: bilgiler
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı

merak ettiklerimiz kısaca burda

eren;21 yaşında.bebek ağlamasından hiç hoşlanmıyor.yeşil rengini çok seviyor.doğaı temsil ettiği için.alışveriş yapmayı,araba kullanmayı seviyor.kardeşinin adı esen 2 yaş küçük.gülçin;Yemeye karşı aşırı bir ilgisi varmış.Yemek yemeye bayılıyormuş.
*Çabuk kilo alıyormuş ve bundan nefret ediyormuş.
*Akrep burcu.(Fakat bazı özellikleri burcuna benzemiyor haberiniz olsun)
*İlerde bir dans okulu veya salonu açmak istiyor.
*Çocukları seviyor kendisininde çocuğu olmasını istiyor fakat çocuk yapmaktan çok korkuyormuş.
*Kendine zaman ayırmaktan çok hoşlanıyor v bunu yapabiliyormuş.
*Birkaç batıl inancı varmış.Bunlardan biri renklerin getirdiği uğura inanıyor.Sıkıntılı olunca maviyi tutuyormuş.
*Biraz ağır kanlıymış.
*Birazda unutkanmış.Konsere gelir fakat elbiseleri unuttuğu olurmuş.
*Normal öğünlerde az yer fakat ara öğünlerde abur cubur yiyormuş.yasemin;ASEMİN;
21 EYLÜL 1986 DOĞUMLU,BAŞAK BURCU.KARANLIKTAN ÇOK KORKUYO ÇÜNKÜ HIRSIZLA KARŞILAŞMIŞ KARANLIKTA.BİDE SAKAT KALMAKTAN VE DANS EDEMEMEKTEN ÇOK KORKUYO.SEVGİLİSİ YOK.FENERBAHÇE TARAFTARI.ÇOK KISKANÇMIŞ.EVDE SAKİN,HUZURLU BİR ŞEKİLDE OTURMAKTAN KEYİF ALIYO.YUMURTA VE NANEDEN NEFRET EDİYO.BALIĞIN HERŞEYİNİ ÇOK SEVİYO.(BALIK ÇORBASI,BUHULAMA VS.)47 KİLO.BİRİSİ ELİNİ BURNUNA GÖTÜRSE ODA HEMEN BURNUNA GÖTÜRÜYO.R&B,HİPHOP'U SEVİYO.BİR YAŞINDA ERKEK KARDEŞİ VAR ADI MERİÇ.KÜÇÜKKEN TİYATROCU OLMAK İSTİYORDU.MODİFİYE ARABALARI ÇOK SEVİYO.ERENLE FİLM İZLEMEKTEN,KIZLARLA TOPLANIP GEZMEYİ VE YÜZMEYİ ÇOK SEVİYO.ÇOCUKLARI SEVİYO AMA AĞLAMALARINA DAYANAMIYO.{ŞİMDİLİK BUKADAR}...cemre;portakaldan nefret edior hatta okadr edioki portakalla ilglli olan hiç birşei kullanmıo we yemio saçıyla oynama gbi bir tiki war çnkü küçükken saçına sakız yapışmış we saçını kısacık kestrmek zorunda kalmışlar o gnden bugne kadr hep saçıyla oynarmış 17 şubat 1985 doumlu 3 kardeşler bri 88 li bri de 3 yaşnda annesiyle babası ayrı etilerde oturuo genellikle beyoğlunn arka mekanlarında assk cafede takılıor anneannesi nişantaşnda oturuor şuana kadr hiç aşık olmamış...

 


Tarih: 02:14, 13/9/2007 Kategori: bilgiler
Yorum (yok) | Yorum yaz | Bağlantı
Link >

<- | Sonraki Sayfa ->

<

Get your own Chat Box! Go Large!





Image Hosted by ImageShack.us